Yavaş Ebeveyn olabilmek şehir hayatında gerçekten çok zor. Sabah kalk soyun-giyin koş koş... Kaçınılmaz, ardı ardına gelen rutinler, başka hayat telaşları ve ebeveynlikle beraber miniğimizi de kattığımız "hadi hadi" lerle geçen koca günler. Evet "koca" günler diyorum ama bize hiç gibi gelen günler. İş-ev-yemek-alışveriş-çocuk-sosyal hayat, ve çocuk uyuyunca ne yapacağını bilemeden evin içinde gezen anneler, babalar.. Bu halde yavaşlamak mümkün mü?
2,5 yaşında kızı olan, doktora tezini yazmaya çalışan araştırma görevlisi bir anneyim, Ankara gibi büyük bir şehirde yaşıyorum. Kızım küçük ama yaşına göre her bir şeyi öğrenmeli, onu da yapmalı bunu da yapmalı, çizgi film izleyecekse ingilizce izlese daha iyi (iç ses: bu kadar kasmasan mı).. Eyvah büyükannemizin kolu kırıldı: Ve 1.5 yıldır bizimle ilgilenen anneannemiz büyük ananenin yanına gider ve başlar kreş arayışları, öyle mi olsun böyle mi olsun, büyük mü olsun butik mi olsun, ingilizce olsun mu gerek var mı? herkesler var diyor, sende de olsun, sonra özel okul düşünmek gerek, çağımızda önemli azizim, bir şekilde harcayacağız eğitime parayı ne için kazandık, hem eğitimden önemli ne var ya....Arkadaşım Pınar Mermer'in kitabı Yavaş Ebeveynlik'i tam da benzer duygular hissettiğim bir zamanda okudum. Keşke daha önceden okusaymışım ama zamanlama da çok iyi oldu!
Bu kitap beni yavaşlattı, Pınar'ın kendi sorgulamalarıyla sorguladım kendimi, aslında beni de dürtükleyen iç sesimi daha çok dinlemeye başladım yeniden, yavaşladım, nefes almaya çalıştım..
Akademik çalışma hayatı, normal işlere benzemez, başkalarına göre hep daha rahatsınızdır (onlara sorsanız), ama 9-5 değildir mesainiz, kafada yapılacaklar listesi, not alınmış yapılacaklar, eve alıncaklarla birleşince lahanayı kasapta ararken buluverirsiniz kendinizi (balıkçı yeşillik satıyor ya kasap niye lahana satmasın, olabilir yani =) Eve gelince başlayan ikinci mesaiden sonra 3. mesaide (çocuk uyuyunca) acaba 2 satır okuyup yazabilir miyim diye planlarla geçer akşam yemeği bazen... Niye hayatı bu kadar çekilmez kılalım ki...
İşte tam da 3 mesainin arasına sıkışıp kalmışken, 1,5 senedir evde bakılan kızıma aralarda telden evde yapılacak güzel etkinlikler aramaktan kreş aramaya geçmişken, acaba bu sefer yetebilir miyim her şeye birden diye düşünürken, imdadıma yetişti Pınar =)
Kitabı okurken hissettiklerimi unutmamak için not aldım, benim için değerliydi, içime sinmeyen işleri ayırt etmeye yarayan iç sesimi başkaları yerine daha çok dinlemeye başladım, benim için değerliydi, ve en önemlisi kendime geldim yavaşladım...
Pınar Mermer, üniversite yıllarında beraber okuduğum, ders aldığım, şarkı söylediğim, eğlendiğim bir arkadaşımdı. Yıllar sonra kitabını okuduğumda çok mutlu oldum. Hem farkındalık yaratma potansiyeli çok yüksek bir kitabı okurlarla paylaştığı için, hem ebeveynlik meselesine bu taraftan da baktığı için, hem de kendi adıma bildiğim ama hayat ve ebeveynlik rutininde unutulabilen birçok şeyi bana hatırlattığı için...
Kendinize de pay çıkarabileceğiniz bir çok hikaye de görebileceğiniz Pınar'ın kitabında, satır aralarını da kaçırmayın bence, üstünüze de alının her bir şeyi, beğenmezseniz geri atarsınız... Ama okuyunuz bence, listenize ekleyiniz, özellikle kendini kaygılı bulan hisseden ebeveynlere ve adaylara tavsiyemdir. Ha bir de unutmadan 2. si çıkmış, haberiniz ola ;)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder