Bu blog kendime düştüğüm notlardır... Anne olacağımı öğrendiğim günden beri okuduğum araştırdığım, oradan buradan kırptığım bilgileri artık paylaşmam gerek diye düşündüğüm için giriştiğim bir iştir... Ben de birçok şeyi paylaşımcı annelerden öğrendiğimden diğer tüm annelere hediyemdir... Sürç-i lisan edersem ki eğer affola... =)
5 Ağustos 2015 Çarşamba
Eyvah, annem seyahate gidiyor!
2,5 yaşındaki kızımdan ilk kez ayrılarak yurt dışında bir konferansa gittim. Tabi ki annenin düzen içinde sürüp giden hayat denkleminden bir anda çıkması ciddi bir dengesizlik ve huysuzluk sebebi oldu. Bizim evde genelde baba seyahate gider ve kızım az da olsa bu duruma alışıktır (babası gitse de çok özleyip çok tepki veriyordu ve dönünce epey çektiriyordu!). Peki böyle dönemleri en az hasarla atlatmak için neler yapmalı? En azından ben neler denedim? Devamı Alternatif Anne'de, tıklayınız.
15 Temmuz 2015 Çarşamba
32. ve 33. Ay Etkinliklerimiz..
2 aydır kreş-hastalık-iş yoğunluğu-seyahatler vs. nedeniyle 2 ayımızı birleştirerek karşınızdayım. Tam da pek yeni şeyler deneyemedik mi derken fotolara bakınca öyle çok da boş geçmemişiz =) Yine bayram seyran ziyaretlerine vs. gideceğimiz için şimdiden yazayım istedim. Kreşle ilişkilerimiz çok iyi gidiyor ve Asya epeyce alıştı. Son iki aydır cinsiyet farklarını daha çok ayırt etmeye başladığından mıdır kreşteki arkadaşlarından öyle gördüğünden midir daha çok elbise giymek, daha çok balecilik (! =) oynamak, daha çok prensesçilik işleri peşindeyiz. Gelelim geçen aylardan farklı etkinliklerimize:
*Kart hazırlama: Hazırladığımız küçük kağıtların içine boya sürüp ikiye katlamak suretiyle sevdiklerimize renkli kartlar hazırladık. Oluşan şekilleri değişik nesnelere benzetmeye çalıştık.
*Evciliksel Matematik: 6 dilimli pizza şeklinde keçeden matematik oyuncağı hazırlamıştım. Kurgusu çok basit, yapımı biraz uğraştırsa da =)
Ama bunu oynarken biraz sıkıldı Asya. Biz de sayı çalışma pizzamızı evcilik oyununa kattık. Yine ev yapımı yarım çeyrek öğreten dairemiz de kekimiz oldu. Bu oyundan hiç sıkılmadık. (Bebekler sırayla ben 3 peynirli pizza yiycem, 4 peynirli pizza yiycem diye ağlıyor, oyun bu =) neredeyse her gün oynuyoruz =)
*Ara renkler-Renk Eşleme-Dondurmacılık: Benim renkli kek kalıplarım yine iş başında, dondurmacı Asya vazgeçilmez ponponlarımızı maşayla yakın renklerdeki kalıplara yerleştiriyor, saatlerce dondurma yiyoruz =) 2 taşla 5 kuş felan vuruyoruz =)
*Yanardağ Deneyi: Birçok annede görüp beğendiğim yanardağ deneyimizi Hassasanne nin tarifiyle yaptık. Bir çay bardağına yarıya kadar sirke konur, bardak alüminyum folyo ile tabağın içine şekildeki gibi düzenlenir. sirkenin içine 2-3 damla kırmızı gıda boyası atılır. Başka bir kapta hazır bulundurulan karbonat boyalı sirkeye yavaş yavaş eklenir. Etkinliğin sonunu çekemedim. Ama lavlar çok güzel yayılır etrafa =)
*Lunapark Gezisi: Asya lunaparkı kitaplardan biliyordu. Gitti, gördü, çok eğlendi. Küçük çocuklar için oyuncaklar az da olsa kendince keyfini çıkardı. Şiddetle tavsiye edilir. Lunaparklar çocukları çok heyecanlandırıyor.
![]() |
| Fotoğraftakiler minik arkadaşlarımız Nejat ve Fikret =) |
*Nesne tahmin etme oyunu: Bir kutu alınır, içine farklı farklı nesneler konur ve çocuğa tanıtılır. Daha sonra gözler bağlanır ve kutudan seçilen nesneler tahmin edilmeye çalışılır. Bu etkinlikler çok heyecanlı geçtiği için foto çekemedim. Bize fikir veren adım adım setlerine teşekkürler..
*Şekil çalışmaları: Bir kartona bildiğimiz şekilleri çizip göz yapıştırdık ve simli yapıştırıcıyla yünden saç yaptık. Bazı ayrıntılar minik zihinleri çok eğlendirebiliyor.
*Mizansenli otobüsçülük: Etkinliklere koyduğum isimler müthiş değil mi. Bu oyun son 2 ayın en favori oyunu. Sürekli otobüsçülükten sıkılan annenin uydurmasyonu =) Önce otobüs izlenimi verilir salona. minik minderlerle veya sandalyelerle. Baba evdeyse baba da katılır. Yoksa oyuncak bebekler vs. yolcu, şoför felan olur. Otobüse inilir binilir para ödenir. Arada anne otobüsten iner hemen bir şapka ve şal ile kılık değiştirir ve otobüse tekrar in-bin yapar. Miniğiniz de sizi taklit etmeye başlarsa oyun çok eğlenceli hale gelir =)
Ayın notu: Bizim evde en önemli konu anne seyahate gidip geldiği için seyahate çıkmak. Yakında bizi bekleyen yolculuklarla beraber bavul-yolculuk vs. hep gündemimizde. Bu telaşlı zamanları eğlenceli hale getirmek elinizde. Mutlaka çocuğunuza kendi hazırlayacağı minik bir çanta ya da poşet vermelisiniz ve heyecanını görmelisiniz. Sağlıcakla...
18 Haziran 2015 Perşembe
İşte Kreş Maceramız!
Evet uzun süren hastalıklar sonrası kreşe başlama maceramızı anlatmaya fırsat buldum. Tam 2 ay oldu başlayalı. Sabahları rahatlıkla gidiyor, el sallıyor, öpücük veriyor. Ama kreşten eve döndüğümüzde hırçın oluyor ve sakinleştirmem zaman alıyor =( Ama neyse ki kreşi seviyor anlatıyor ve en önemlisi öğretmenleri ile iyi anlaşıyor.
Nelere dikkat etmeli?
Tabi ki kreş seçimi bambaşka bir yazı konusu. Ama diyebilirim ki son tahlilde vardığım sonuç: Gidip tanıştığınızda, çalışanların ve sahiplerinin yanında iyi hissettiyseniz, şefkatli insanlar olduğunu düşündüyseniz, mekan da içinize sindi ise ve çocuğunuz da içeri girdiğinde huzurluysa bu iş tamamdır büyük ölçüde.
Başlarken:
Alıştırma dönemi başlamadan bir kaç gün önce artık gününün her zamankinden biraz farklı geçeceğini anlattık biz. Özendirmek için yeni arkadaşlar, yeni oyunlar, değişik oyuncaklardan bahsettik.
Alıştırma döneminde, 1 hafta kreşte bekledim. Bu ilk hafta uykularını hep evde uyudu öğleden sonra geri geldi. (Asya daha 2,5 yaşında olduğu ve 1,5 yıldır kendisiyle evde ilgilenen ananesi apar topar gittiği için çok yavaş bir geçiş yapmaya gayret gösterdik, ama acilen tam güne geçmemiz gerekiyordu! Eğer sizin böyle bir zorunluluğunuz yok ise yarım günle başlayabilirsiniz, ve sizin çocuğunuz daha hazır olur belki ve bizim yaşadığımız dramatikliklerden yaşamazsınız =)
Aldığım en önemli tavsiye: "Küçücük kreşe gönderiyorum deyip sakın çocuğa gereksiz ödüller verme!" Bence en önemli noktalardan biri.
Gereksiz ödüller vermemek için ya da kreş kapısında çocuktan daha çok anne-baba manzaralarına rastlamamak için kararlı ve net durmak önemli. Çocuğumuz kreşe başlıyor, evet zor bir süreç, peşi sıra gelen hastalıklar vs., başka başka sorunlar, zor bir süreç bekliyor olabilir (Kimi bebekler hiç zorlanmıyor umut edelim belki de sizinki onlardandır =) Ama hayatın gerçekleri, işe gitmek zorundaysanız ve size bebek bakımında yardımcı olabilecek birileri yoksa ya da kreş zamanı artık geldi diyorsanız vs. bu iş olacak! Bir kere giriştiniz, ama baktınız çocuğa hiç olmadı başka bir çözüm düşünürsünüz ama hemen pes etmek yok (kendimle konuştuğum cümleler=)
Akşamları kesinlikle döneceğinizi her sabah ayrılırken tekrarlayın! Hatta ara sıra haftasonu vs. bu konudan bahsedin, tatil ne demek, haftasonu gidilmez ama sonra yine gidilir, konuşarak çocuğunuzun bir zaman mefhumu oluşturmasına yardım edin. İlk karşılaşmanızda onu bütün gün çok özlediğinizi mutlaka belirtin, ve sıkı sıkıya sarılın. Abartılı oyunlar yapın. Eve gidince bol bol gıdıklamalı ve sarılmalı oyunlar oynayın.
Kreşle ilgili evcilik oyunları: Bizim en sevdiğimiz oyunlar oldu. Kreş kapısında çocukları ağlatmaca ve sonra sakinleşmeleri ve oyuna dalmaları ve akşama anne-babalarının gelip onları almasıyla ilgili temsili oyunlar.
Bağışıklığı güçlendirmek: Kreş ve hastalık ayrılmaz bir ikili bizim için bu sıralar, siz de durum böyle olmasa da başlarda olsun bir hastalık dönemi bekleyebilir. doktorunuza danışarak bağışıklık güçlendirici takviye alabilirsiniz (Benim atladığım bir konu olmuş, çok çektik biz). Ama bir şekilde gelen hastalık dönemine hazırlıklı olunuz (pek olunamasa da), her mikropla karşılaşıp hepsine bağışıklık geliştirmeleri gerekiyormuş =(
Kreşi seviyor musun sorusu yasak! Cevap her an sevmiyorum olabilir, ve sonra da buna inanabilir! Dahası sonra biz de inanırız, seyreyle gümbürtüyü =)
Mutlaka akşamları mutlu-mutsuz sorularını sorun: Daha genel sorularla durumu öğrenmeye yardımcı olur. "Bugün seni en mutlu eden şey neydi?" ve "Bugün seni en mutsuz eden şey neydi?" sorulardan sonra cevaplara yardımcı olun ama yönlendirmeyin ve tepkilerinize dikkat edin, çünkü hemen maniple edebilirler. (mesela ilk soruya senin gelip beni okuldan alman, ikincisine de kreşe gitmek derse sakince onu rahatlatmak gerek=) Bu sorular hafıza gelişimine katkı sağladığı gibi çocuğunuzun neden-sonuç ilişkileri kurmasına da yardımcı olur. Üstelik çocuğunuz epeyce konuşuyorsa kreşte neler olup bittiğini de anlamış olursunuz!
Sonuç: Uykuya geçişte yaşadığımız kimi sıkıntılar yok oldu! Harika! Ama nurtopu gibi bir yeme problemimiz var. Herşeyi yiyen Asya artık çorba, sebze vs. yemiyor =( Umarım terrible two kapsamında geçici bir kreş sendromudur. Geçmesini bekliyorum.
Nelere dikkat etmeli? Tabi ki kreş seçimi bambaşka bir yazı konusu. Ama diyebilirim ki son tahlilde vardığım sonuç: Gidip tanıştığınızda, çalışanların ve sahiplerinin yanında iyi hissettiyseniz, şefkatli insanlar olduğunu düşündüyseniz, mekan da içinize sindi ise ve çocuğunuz da içeri girdiğinde huzurluysa bu iş tamamdır büyük ölçüde.
Başlarken:
Alıştırma dönemi başlamadan bir kaç gün önce artık gününün her zamankinden biraz farklı geçeceğini anlattık biz. Özendirmek için yeni arkadaşlar, yeni oyunlar, değişik oyuncaklardan bahsettik.
Alıştırma döneminde, 1 hafta kreşte bekledim. Bu ilk hafta uykularını hep evde uyudu öğleden sonra geri geldi. (Asya daha 2,5 yaşında olduğu ve 1,5 yıldır kendisiyle evde ilgilenen ananesi apar topar gittiği için çok yavaş bir geçiş yapmaya gayret gösterdik, ama acilen tam güne geçmemiz gerekiyordu! Eğer sizin böyle bir zorunluluğunuz yok ise yarım günle başlayabilirsiniz, ve sizin çocuğunuz daha hazır olur belki ve bizim yaşadığımız dramatikliklerden yaşamazsınız =)
Aldığım en önemli tavsiye: "Küçücük kreşe gönderiyorum deyip sakın çocuğa gereksiz ödüller verme!" Bence en önemli noktalardan biri.
![]() |
| Mesela böyle koğuş ortamında uyuyacak olması sizi duygulandırabilir. Ama gerçekçi olup aynı zamanda onun arkadaşlarıyla birlikte uyumakta keyif alabileceğini hayal etmelisiniz |
Akşamları kesinlikle döneceğinizi her sabah ayrılırken tekrarlayın! Hatta ara sıra haftasonu vs. bu konudan bahsedin, tatil ne demek, haftasonu gidilmez ama sonra yine gidilir, konuşarak çocuğunuzun bir zaman mefhumu oluşturmasına yardım edin. İlk karşılaşmanızda onu bütün gün çok özlediğinizi mutlaka belirtin, ve sıkı sıkıya sarılın. Abartılı oyunlar yapın. Eve gidince bol bol gıdıklamalı ve sarılmalı oyunlar oynayın.
Kreşle ilgili evcilik oyunları: Bizim en sevdiğimiz oyunlar oldu. Kreş kapısında çocukları ağlatmaca ve sonra sakinleşmeleri ve oyuna dalmaları ve akşama anne-babalarının gelip onları almasıyla ilgili temsili oyunlar.
Bağışıklığı güçlendirmek: Kreş ve hastalık ayrılmaz bir ikili bizim için bu sıralar, siz de durum böyle olmasa da başlarda olsun bir hastalık dönemi bekleyebilir. doktorunuza danışarak bağışıklık güçlendirici takviye alabilirsiniz (Benim atladığım bir konu olmuş, çok çektik biz). Ama bir şekilde gelen hastalık dönemine hazırlıklı olunuz (pek olunamasa da), her mikropla karşılaşıp hepsine bağışıklık geliştirmeleri gerekiyormuş =(
Kreşi seviyor musun sorusu yasak! Cevap her an sevmiyorum olabilir, ve sonra da buna inanabilir! Dahası sonra biz de inanırız, seyreyle gümbürtüyü =)
Mutlaka akşamları mutlu-mutsuz sorularını sorun: Daha genel sorularla durumu öğrenmeye yardımcı olur. "Bugün seni en mutlu eden şey neydi?" ve "Bugün seni en mutsuz eden şey neydi?" sorulardan sonra cevaplara yardımcı olun ama yönlendirmeyin ve tepkilerinize dikkat edin, çünkü hemen maniple edebilirler. (mesela ilk soruya senin gelip beni okuldan alman, ikincisine de kreşe gitmek derse sakince onu rahatlatmak gerek=) Bu sorular hafıza gelişimine katkı sağladığı gibi çocuğunuzun neden-sonuç ilişkileri kurmasına da yardımcı olur. Üstelik çocuğunuz epeyce konuşuyorsa kreşte neler olup bittiğini de anlamış olursunuz!
Sonuç: Uykuya geçişte yaşadığımız kimi sıkıntılar yok oldu! Harika! Ama nurtopu gibi bir yeme problemimiz var. Herşeyi yiyen Asya artık çorba, sebze vs. yemiyor =( Umarım terrible two kapsamında geçici bir kreş sendromudur. Geçmesini bekliyorum.
17 Haziran 2015 Çarşamba
“İyi akşamlar” de kızım teyzeye!
![]() |
| Bu karikatüre bayıldım, dolaylı olsa da konuyla ilgili =) |
28 Mayıs 2015 Perşembe
Annelik Haritası: Anneliğinize doğru bir yolculuk
Harita deyince kafalarda neler beliriyor, neler çağrışıyor bilmiyorum. Ama Gülüş Türkmen’in Annelik Haritası anne davranışlarımızı, düşünüş biçimlerimizi, önyargılarımızı ve hep doğru olduğuna inandıklarımızı sorgulamamızı sağlayan bir araç. Kendimizi, yargılandığımızı düşünmeden değerlendirmemizi sağlayan bir öz çalışma, farklı bir deneyim. Devamı Alternatif Anne'de, tıklayınız.Annelik Haritası için daha fazla bilgi için tıklayınız.
27 Mayıs 2015 Çarşamba
31. Ayda Neler yaptık..
Bunca zamandır etkinliklerimizi paylaşıyorum. Sürekli etkinlik yapıyorduk, bu bizim için bir oyun saati değerlendirmesiydi. En önemli şartı benim önceden biraz araştırma ve hazırlık yapmam oluyordu. Ancak Asya okula başlayalı beri yeni etkinlikleri hazırlamak için zaman bulmakta biraz zorlanıyorum. Bu yüzden bundan sonraki süreçlerde daha az etkinlik paylaşımıyla yola devam edebileceğiz sanırım. Evet kreşe başlama serüvenimizi ve dikkat etmeye çalıştığımız noktaları ayrı bir yazıyla paylaşacağımdır. Şimdi bu ay geçen aylardan farklı neler yaptık.
Tarlaya ekim dikim fırsatını kaçırmadık: Bahar dolayısıyla evde yaptığımız saksıya ekim dikimlerin yanı sıra bu ay 100. yıl semtinde kurulan bostanın açılışına gittik. Açılışta birçok biber ve domates fidanının nasıl toprağa dikildiğini deneyerek öğrendik. En birinci hedef kıştan beri bin bir zahmetle büyütülen minik fidelere zarar vermeden toprağa yerleştirmek oldu =) Ama böyle fırsatlar bulursanız kaçırmayın derim.
Oyun Grubumuzla Orman Gezisi: Oyun grubumuzla beraber büyüteçlerimizi alıp ormana gittik: ağaçları, karıncaları, çiçekleri böcekleri incelemeye çalıştık. Gitmeden önce İş bankası kültür yayınlarının Gezi Kitabım- Hayvan Yuvaları kitabını edinip okuduk. Ama ormanda karıncalar dışında pek hayvan yuvası tespit edemedik =)
Parkta tebeşir sanatı =) : Parktaki beton alanlara tebeşirler yazı yazmak geçen sene de favorimizdi ama bu sene gerçekte resim çizmeye başladık yere de, bu etkinlik çok eğlenceli kesin deneyin derim. Üstelik parkta ebeveyn bir süre de olsa huzurla otururken çocuk da oraya buraya koşmadan huzurla oturabilir =)
Çiftlik Hayvanları Çıkartma Kitabı: Biz iş bankası kültür yayınlarının birçok çocuk kitabına bayılıyoruz. Bu çıkartmalı kitaba da bayıldık. Serisi de çok güzel beğendiklerimizi almayı düşünüyoruz.
Tarlaya ekim dikim fırsatını kaçırmadık: Bahar dolayısıyla evde yaptığımız saksıya ekim dikimlerin yanı sıra bu ay 100. yıl semtinde kurulan bostanın açılışına gittik. Açılışta birçok biber ve domates fidanının nasıl toprağa dikildiğini deneyerek öğrendik. En birinci hedef kıştan beri bin bir zahmetle büyütülen minik fidelere zarar vermeden toprağa yerleştirmek oldu =) Ama böyle fırsatlar bulursanız kaçırmayın derim.Oyun Grubumuzla Orman Gezisi: Oyun grubumuzla beraber büyüteçlerimizi alıp ormana gittik: ağaçları, karıncaları, çiçekleri böcekleri incelemeye çalıştık. Gitmeden önce İş bankası kültür yayınlarının Gezi Kitabım- Hayvan Yuvaları kitabını edinip okuduk. Ama ormanda karıncalar dışında pek hayvan yuvası tespit edemedik =)
Ali Dayı Çocuk Kütüphanesi Ziyareti: Yine oyun grubumuzla Ankara Çankaya'da bulunan Ali Dayı Çocuk Kütüphanesine gittik. Minikler için hazırlanmış bu kütüphaneden isterseniz ödünç kitap da alabiliyorsunuz. Ayrıca kukla sahnesi ve oyuncak köşesi de var. Çok küçük çocuklar bile bu huzurlu ortamda değişik kitapları inceleyebilirler, ve bahçesinde oynayabilirler.
![]() |
| Ali Dayı Çocuk Kütüphanesi |
![]() |
| Ali Dayı Çocuk Kütüphanesi Kukla Sahnesi ve Kuklalar |
Kuş Yemliği: Bu ay içinde gittiğimiz Kidex Anne-Çocuk Fuarında Pakolino Aktivite Kutuları bize deneme paketi hediye etmişti. İçinden kuş yemliği yapmak için malzemeler çıktı. Tüm kullanılacak malzemeleri kutularına koyan Pakolino'nun deneme paketini çok beğendik. Üyelik meselesini düşünüyorum.
![]() |
| Kalp şeklindeki kuş yemliğimiz, hemen pencereye astık |
Şehir çalışması: hazırlıksız annenin etkinlik çabası: Elektrik bandından yollar, kuzenden gelen miras arabalar ve şirinler evi, migros çocuk bayramı indiriminden aldığımız ev seti ile bayağı çabaladık, çıkan sonuçla bir kaç gün oynadık, aklımıza geldikçe yeniden diziyoruz zira elektrik bantlarını sökmedik.
Ayın Notu: Bu ay kreşle beraber giden hayatımızı (hepimizinkini) nasıl daha verimli kurgulayabiliriz diye düşündüm hep. Asya okuldan gelirken havanın güzel olmasından faydalanıp genelde parka gidiyoruz. Eve geldikten sonra gün boyu oyuncaklarını ve kendi başına oynamayı özleyen Asya'yı biraz yalnız bırakıyorum ve kendi işlerime bakmaya çalışıyorum. Baba gelince babayla oynamalar-yemek uyku derken gün bitiyor. Bu yüzden güzel bir etkinlik düşünüyorsam haftasonuna bırakmaya çalışıyorum ki ben de o da çok fazla yorulmayalım. Ama genel kuralı es geçmemeye çalışıyorum: tüm beraber yapılan şeylerin yanı sıra günde en az 20 dakika onun belirlediği kuralları olan ona odaklanarak birlikte (mümkünse ailecek) oyun oynamak. Bu zamanın ne olursa olsun onu koruduğunu ve kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olduğunu düşünüyorum.
8 Mayıs 2015 Cuma
Çocuklar Hapsolmasın!
Anneleri
cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak zorunda kalan 0-6 yaş
arası cezaevi çocuklarının oyun ve eğitim imkanlarının iyileştirilmesi için “İçerde
çocuk var” adıyla bir sosyal proje başlatıldı.
Projeyle Türkiye
genelindeki 7 kadın ceza infaz
kurumundaki anaokullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor. Projenin ilk adımı Adalet Bakanlığı’nın izni ve
işbirliğiyle İstanbul Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı. Çeşitli meslek
gruplarından 24 duyarlı vatandaşın gönüllü olarak yola çıkıp, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük
Vakfı ile bir araya gelerek başlattığı İçerde Çocuk Var adlı projenin
amacı, cezaevlerinde, annelerinin hem
yatağını hem de kaderini paylaşan miniklerin
hayatına dokunarak geleceklerine katkıda bulunmak. Proje,cezaevi çocuklarına öğrenebilecekleri,
eğlenebilecekleri eksiksiz bir anaokulu ortamı oluşturmak, yeşil alanlar
yaratarak doğayla tanışmalarını sağlamak, gelişimlerine uygun yemek
hazırlanabilecek mutfak inşa etmek ve dış mekan oyun alanı kurarak cezaevi
içinde özgür bir yaşam alanı yaratmayı hedefliyor.
İstanbul
Bakırköy Cezaevi’nde başlayacak proje
kapsamında, mahkum annelerinin kaderini yaşamak zorunda kalan cezaevlerinin
masum çocukları için kaynak bulmak amacıyla çeşitli etkinlikler ve kampanyalar
yapılacak. Ayrıca, İstanbul Valiliği’nin izniyle alınan 4528’e gönderilecek SMS’ler ve banka hesap numarasına yapılacak
bağışlarla kampanyaya gelir sağlanacak. Böylece, mevcut anaokullarının iyileştirilmesi ve anaokulu bulunmayan kadın
cezaevlerinde de yeni ana okullarının yapılmasında kullanılacak. Hedeflenen anaokullarının
çocuklara kazandırılmasından sonra ise proje,
cezaevi çocuklarının dışarıdaki yaşıtları ile eşdeğer eğitim şansına sahip olmalarını sağlamak ve cezaevi yaşam koşullarının iyileştirilmesi için devam edecek.
Oyuncak ve oyun arkadaşları yok
Cezaevinde
doğan ya da annelerinin kucağında parmaklıklar arkasına gelen, cezaevlerinin
masum çocukları, hayatlarının en önemli evrelerini yaşıtlarının sahip olduğu birçok
şeyden yoksun, olumsuz koşullarda geçiriyor. Oyun oynama ve eğitim almaları
gereken zamanlarını annelerinin koğuşunda, çeşitli suçlardan mahkum, yetişkin
kadın koğuş arkadaşlarıyla geçiren çocukların, bu süreçte yaşadıkları deneyim, hayatlarının
sonraki dönemlerini özellikle ergenlik ve gençlik yıllarını ne yazık ki
derinden etkiliyor. Koğuşlar kalabalık olmasın diye her koğuşa sadece bir
çocuğun konulduğu cezaevi çocuklarının oyuncak ve kendi yaşıtı oyun arkadaşları
yok.
“İçerde
Çocuk Var” projesi ilk adım İstanbul’da Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı.
Tüm mimari ve inşaat hazırlıkları tamamlanan anaokulunun çok yakın bir zamanda
tamamlanması hedefleniyor. Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu tamamlandıktan sonra
Türkiye’de bulunan diğer Kadın cezaevlerine de anaokulu kazandırılacak. Böylece
proje ile cezaevi çocukları, kreş, oyuncak
ve oyun arkadaşlarına kavuşacaklar.
Proje ile ilgili
detaylı bilgiye www.icerdecocukvar.com sitesinden ulaşabilirsiniz.
Bağış için ;
COCUK yazıp 4528’ e SMS gönderilebilir.
Banka bağışı için; Vakıfbank Kadıköy
Şubesi, Şube kodu 012 Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TL)
TR 94 0001
5001 5800 7303 0490 01
Bilgi : Arife Avcu
Çallıoğlu
İletişim Ofisi Halkla
İlişkiler Ajansı
arife.avcu@iletisimofisi.com / 0212 324 80 17
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

























