30 Ekim 2014 Perşembe

24. Ay Etkinliklerimiz...

Bu ay doğum günü ayımızdı... Yazımız da biraz geç kaldı bu sebebten ;) Asya bu ay daha çok konuşuyor; pantalonunu, çorabını ve patiğini kendi giyebiliyor. En sevdiği etkinlik minyatür ailelerle evcilik oyunları, hamurlar, boya kalemleriyle çizim vs. Geçen aylardan farklı neler yaptık. 

* Montessori Methoduna Uygun sunumlarla etkinlik: 

Bu ay koyulan kuralları daha çok tanımaya başladık (uymaya demiyorum =) Ben de etkinlikleri olabildiğince kurallar çerçevesinde uygulamaya çalıştım. Önerildiği gibi, etkinliğin başında etkinliği belli bir düzende sundum ve sonunda toplamayı öğrenmeye çalıştık. Örnek: Ev yapımı hamurdan süslemeli pasta yapımı...



 *Toplarla şekil ve renk çalışmaları: 


*Krapon kağıdı çalışmaları: Krapon kağıdı, makas ve pritle çalıştık. Yanlız bebeğiniz yapıştırıcı kullanımına hazır değilse denemeyiniz.



*Parça-bütün İlişkisi: Parça -bütün kavramları için bir oyuncağımız var. Şimdilik daha çok oyun gibi oynuyoruz, tam kavrayabildiğini düşünmüyorum.

*Tiyatro: İlk tiyatroya 18. ayda gitmiştik. Çocuk Tiyatrosu Festivalinda 1+ bir oyundu. Bu ay kukla tiyatrosuna gittik.

*Küçük çivilere lastik takmaca: Bu etkinliği çok yerde görmüştüm. Severek yaptık, defalarca tekrarlamak istedi. Ancak sonunda çivilere dikkat etmek gerekli! İnce-motor kasları için oldukça faydalı bir çalışma =)


*Renk kartlarına ataç eşleştirmece: Hem renk çalışması hem ince motor kas etkinliği... 4 renk ile çalıştık. Epeyce oyalandık.

*Hikaye anlatım kartları: Bu kartları pintereset'e "Free Printables" başlığıyla girdiğimde bulmuştum. 4 farklı hikaye kartı var. Biz kartları anlatıp, bazen boyayıp süsledik. Dil gelişimi için hikaye anlatımlı etkinlikler çok güzel ve eğlenceli.

*Tuz seramiğinden ev yapımı oyuncaklarımız: Tarifi oldukça basit tuz seramiği pişirilebiliyor. 1 ölçü un, 1/4 ölçü tuz, 1 kaşık yağ ve aldığı kadar su koyuyorsunuz. Yaptığınız şekiller pişince oyuncak oluyor =)


*Gölge Eşleme Kartları/Büyükten küçüğe sıralama kartları: Yine pintereset vasıtasıyla edindiğim kartlarla gölge eşleme ve sıralama çalıştık. Gölge eşlemeye, bu aya kadar hazır olmadığını düşünüp hiç girişmemiştim sandığımdan daha kolay uyum sağladı Asya. Ama 3lü sıralama kartlarında biraz zorlanıyor. 


*Mevsimsel Çalışmalar: 
- Doğa yürüyüşleri, sonbaharı tanıma, yaprak toplama, yağmurda yürüyüş...
-Mevsim meyve ve sebzelerini tanıma (Her ay takip ettiğimiz meraklı minik dergisi bu ay bu konuda bize çok yardımcı oldu).
-Doğum günü de bu mevsimde olunca balkabaklı doğum günü süslerini birlikte hazırladık. Doğum günü partisi yapmayı düşünenler için belirleyeceğiniz tema ile ilgili süsleme çalışmalarını bebeğinizle birlikte yapmak hem eğlenceli hem de onun için çok faydalı olabilir. Kendi partisi için hazırlık yapıyor olacak !


Ayın Notu: Biz artık bundan sonra 2+ oluyoruz. Yaptığımız etkinlikler biraz değişmeye, dil gelişimi ağırlıklı daha fazla etkinlik içermeye başladı. Şarkılar, tekerlemeler artık günlük vazgeçilmezlerimiz arasına girdi. Oyun grubumuzdaki arkadaşlarımızı daha çok tanımaya ve hatırlamaya başladık. Galiba biraz büyüdük =) Hala uykuya geçiş sorunlarımız devam ediyor olsa da yaza göre daha normal ve rutin bir ay geçirdik. Sanırım yazları, seyahatler ve sıcak yüzünden bebeklere daha bir haller oluyor =)

24 Eylül 2014 Çarşamba

23. Ay Etkinliklerimiz

23. ayda diğer aylardan farklı ne gibi etkinlikler yaptık...

* Renk Tekrarı: Farklı etkinliklerle renk tekrarı yapmaya çalıştık.

Tuvalet kağıdı ve havlu kağıt
rulolarından yapmaya çalıştığımız
büyük küçük ve renk tekrarı


Hamurlarla renk-küme çalışmamız














*Sayı çalışmaları: Sayıları öğrenmeye yavaş bir giriş yaptık =) Yumurta kolisini ikiye bölüp 1 ve 2 kümeleri oluşturduk. 1 kümesine 1'er ponpon 2 kümesine 2'şer ponpon... Kümelerimiz sonradan yüzen kümelere dönüştü... =)














 *Temalı Eğlenceler_Orman Temalı Duyusal çalışmalarımız: 
Eva (sünger) kağıdından
kestiğimiz hayvanlarla resim
tamamlamaca


Tuvalet kağıdı rulosundan yaptığımız ağaçlarla ormanımız =)

















*Bakliyat Çalışmaları: Biz bakliyatları hep çok sevdik. Ama her zaman kontrol altında oynarız (ağza götürme vs. için). Asya bakliyatlarla resim yapma işinden pek hoşlanmadı ama hemen yemek yapıp arkadaşlarına yedirme işine girişti, evciliklere daldı...








*Duygu çalışmaları: Duyguları zaman zaman farklı yollarla çalışıyoruz. Ama bu "duygu dolu" keçe adamı paylaşımcı annelerden yeni öğrendim. Asya ile birlikte yaptık. Adamımız, üzgün, kızgın, şaşkın ve mutlu olabiliyor. Asya en çok mutlu olunca seviyor =)




*Günlük yaşam becerileri: Bu ay Asya, bulaşık yıkamaya meraklı... Ev koşulları pek uygun olmadığı için, mümkün olduğunca kontrollü bir şekilde fırsat vermeye çalışıyorum. Yemek hazırlıklarıyla da çok ilgili... Çoraplarını kendisi giyebiliyor. Ellerini kendisi yıkamaya çalışıyor. Ama giyinmeyi öğrenmemiz daha zaman alacak gibi görünüyor. 

Ayın notu: Geçtiğimiz aylarda başlayan "ben, kendim yapıcammm" lardan ötürü her an herşey dökülebiliyor... Havalar soğuk, kıyafetler ıslanıyor, yerler vıcık vıcık... Kendime ve benzerim arkadaşlarıma tavsiyem: Dökülene kırılana (tehlike içermiyorsa) aşırı tepki vermemek... Bebiklerimiz çok hassas ve duygu yüklü... Tabiki önce insanız, ama özellikle hata yapılan anlarda ağzımızdan çıkan her söz, kişiliklerine bir parça olarak ekleniyor... Soğukkanlı ve kontrollü olmaya çalışalım... Birlikte temizlemeyi önerelim veya olumlayıcı, yaratıcı yöntemler bulma yoluna gidelim. Ve en sonunda kendimizi tebrik etmeyi unutmayalım =)

8 Eylül 2014 Pazartesi

Olumlu Ebeveynlik


Çocuğu kaç yaşında olursa olsun, ebeveynlerin mutlaka dilinde olan, ve kimi konularda yanlış yaptıklarını düşünmelerinden kaynaklanan söylemler "bir daha çocuk yetiştirirsem... öyle değil de şöyle yapardım" veya "ikinci çocukta ...öyle değil de şöyle yapacağım" ya da "en baştan başlasaydım...şöyle değil böyle yapardım" olabiliyor. Benim kızım daha 2 yaşına bile gelmedi ama yer yer kendimi benzer ifadeler kullanırken buluyorum. Pişmanlıklarımız iç-görüye dönüşürse bize fayda sağlar, lakin hayıflanmakla yetinirsek ve ebeveynlik pişmanlıkları sadece anlamsız "keşke"lerle kalırsa ilişkilerimize uzun vadede zarar verebilir. Bu noktada nette rastlayıp beğendiğim bir annenin pişmanlık manifestosunu paylaşmak istiyorum. 

"Eğer çocuğumu en baştan yetiştiriyor olsaydım,
       Önce çocuğumun özgüvenin geliştirmeye önem verir, sonra 
       ev işleriyle ilgilenirdim.
       Parmak sallamak yerine (suçlayıp-kızmak için), daha fazla 
       parmak boyası yapardım.
       Sürekli hatalarını düzeltmeye çalışmak yerine, daha fazla 
       iletişim kurardım. 
       Birlikte daha fazla yürüyüşe çıkar, daha fazla uçurtma       
       uçururdum
       Oyun oynarken ciddi olmaya çalışıp onu geçiştirmek yerine, 
       gerçekten kendimi vererek ve ona katılarak oynardım.
       Birlikte daha fazla koşardım ve yıldızları seyretmeye daha 
       fazla vakit ayırırdım
       Daha az mücadeleye girerdim.
       Ama kesinlikle daha fazla kucaklar ve daha çok sarılırdım."

Bu kısa ama manidar itirafı ben çevirdim, ingilizcesi biraz daha şiirseldi. Özünde, pozitif davranışlarımızın çocuk yetiştirmedeki öneminin samimi bir şekilde vurgulanmış olmasını çok beğendim. Çocuğumuzla olumlu iletişimimizin, olumlu davranışlarımızın; ve onayladığımızı ve kesinlikle beğendiğimizi cömertçe ama abartıya kaçmadan belirttiğimiz, çocuğumuzun olumlu davranışlarının kesinlikle geleceğe yatırım olduğunu vurgulayan bir özet gibi geldi bana. Tüm bu yatırımlar bize hiç de uzak değil yakın gelecekte daha az krizler, stresli anları en az hasarla atlatma, huzurlu yemekler ve uyku saatleri olarak hemen geri döner ki bu yatırıma değer bence... 

Tüm bunların yanı sıra sağlıklı bir birey yetiştirmek istiyorsak olumlu/pozitif ebeveynler olmak için neler yapabiliriz: listenin en başında 1. çocuğa saygılı olmak geliyor. Peki daha neler listeleyebiliriz: 

2. Çocuğun düşüncelerini dinlemek ve değer vermek (Bunu tüm kararları ona bırakmak olarak anlamamalıyız)
3. Her zaman "nedeniaçıklamak (bazen "neden"leri çok önce açıklamak, çocuğumuzun tahmin edemeyeceği yaşam olaylarından daha az etkilenmesini sağlar.
4. Sorumluluk vermek (yaşına ve kalıbına uygun küçük sorumluluklar)
5. Ceza yerine alternatifler bulmak (söylemesi kolay, yapması zor ama sonuçları mükemmel...)
6. Kazanamayacağını mücadelelerde orta yolu bulmaya çalışmak, gerekirse tutarlılığı bozmadan geri adım atmak (örn. parka çıkmak için bugün uygun değilse yarın konusunda sözleşmek ya da yemeğini yemiyorsa biraz oyun oynadıktan sonra gelip yemesi konusunda anlaşmak gibi) 
7. Birlikte eğlenmek, günde en az 20 dk tamamen onunla orada olduğunuzu hissettirerek birlikte oynamak.
8. Mutlaka "ne yapmak isterdin şu anda" diye sormak..
9. Gece uyumadan önce olumlu veya olumsuz yaşadığı şeylerle ilgili konuşmak ve ona o gün için en mutlu eden ve en çok üzen şeyleri sormak...
10. Ve sizin çocuğunuzla size özel olan başka paylaşımlar vs. Hata bunun için "anne-çocuk veya baba-çocuk" diye özel zaman saati belirlemek. Dr. Harvey Karp' a göre özel zamanlar gelecekteki krizlerin ön kurtarıcısı...

Tabiki her zaman kitabına ve kuralına göre "olumlu" ebeveyn olamayız ama ilk amacımız ve zikrimiz bu olursa eyleme geçmemiz her zaman daha kolay olur. Mutlu günler hepimizin olsun.

      

26 Ağustos 2014 Salı

22. Ay Etkinlikleri

22. Ayda Neler Yaptık?

Bu ayın büyük bir kısmında, izindeydim. Hal böyle olunca bolca etkinlik yapmaya zamanımız oldu. Genelde sabahları (keyfimiz yerindeyse =) bilişsel etkinlikler seçmeye çalıştım, öğle uykusu sonrası ise daha çok eğlenceli etkinlikler yaptık. Hemen hemen her akşam üstü parkta, hem enerjimizi boşalttık hem de bol bol kaba motor kaslarımızı çalıştırdık. Asya bu ay 3-4 kelimelik cümleler kuruyor, "ben" kelimesinde çılgın bir artış oldu, elbiselerini tam başaramasa da kendi giyinmeye çalışıyor ve hayali oyunlar kurmaya başladı, kurduğumuz oyunlara da keyifle uyum sağlıyor =) Ama tuvalet eğitimine hazır olmadığımıza karar verdim ve ara verdik. Bu ayki etkinliklerimizi de genel olarak sıralayalım:

*Bol bol Sulu etkinliklere devam: Artık sulu etkinliklerin suyunu çıkardık, Asya balkonda kendini de yıkamaya başladı =)  Bazen de farklı boyutlar katmaya çalıştım etkinliklere, alüminyum folyodan kayıklarda bir şeyler yüzdürmece, ya da farklı şekillerde ulaşılan yüzme havuzları vs.



Çiftlikçilik oyunu neredeyse her gün oynadığımız
oyunlardan 
küçük ahşap ailemizi ve eşyalarını
çok farklı ortamlarda
kullanabiliyoruz.

* Hayali Oyunlar: "Evcilik" de diyebileceğimiz, ama evcilik deyince sadece kız çocuklarına hitap ediyormuş gibi düşündüren oyunlar =) Aslında biz yakın zamanda yaşadığımız bir çok olayı ya da durumu oyunlaştırdık. Örneğin: Asya düştü, ve bir yeri şişti. Sakinleştikten sonra bebeklerinden birine de aynı şey oluyor ve biz onu tedavi ediyoruz, gibi. Ya da yeni baştan hayali hikayeler uyduruyoruz. Hayali oyunlar, eğlendirip, meşgul ettiği gibi dil gelişimlerine de çok büyük katkı sağlıyor. Bunun için farklı temalı nesneler, hayvanlar seçip (resimler, fotoğraflar da olur) hikayeler de anlatabilirsiniz.






*Renk Çalışmaları: Ben, her an bu ne renk şu ne renk diye sormuyorum, hala karıştırdığı renkler de var bu yüzden baskı hissetmesini de istemiyorum.. Ama farklı etkinliklerde, sürekli renk tekrarı yapıyoruz, ve nesneleri tarif ederken renkleri kullanıyoruz. Yandaki etkinlik: Daha çok ara renkleri çalıştığımız, sürprizli nesne poşetinden nesne çekip rengine yerleştirmece. Paylaşımcı annelerden öğrendik ;)





*Yumurta kolisi etkinlikleri: Bebeklikten beri pek sevdiğimiz yumurta kolisi ile aynı renk ponponları yanyana dizmece, boncukları sıralamaca çalıştık. Ama bazen de otobüsçülük oynadık =)



*Temalı nesne yerleştirmece : Buna benzer bir etkinliği yine paylaşımcı annelerde görmüştüm. Ben de yelkenli, balıklar vs. içeren deniz temalı bir puzzle hazırladım. Aynı zamanda şekilleri de içeriyor. Daha önceki aylardan şekil çalışmalarının yanı sıra farklı bir şekil  tekrarı oldu.
Nesne yerleştirmece


* Oyuncak bebeklere yastık-yorgan dikmece (farklı desenlerde kumaşlar, farklı boyutlarda boncuklar vs.) Asya kumaş parçalarını çok seviyor, farklı renkler ve desenler hoşuna gidiyor, onlarla kendi kendine zaman geçirebiliyor. Ben ve ananesi de bu arada minyatür yastıklar-yorganlar dikiyoruz. Evcilik oyunlarının vazgeçilmezi...




*Hamurla farklı etkinliklere devam: Küme ve renk çalışmaları: 



Malzemeler: Kilitli buzdolabı poşeti, (içine kağıt), (içinde
belli bölgelere damlatılan) akışkan ama yoğun boya

*Daha sanatsal etkinlikler: Kağıdı ikiye katlama yöntemiyle elde edilen ebruli şekiller vs. ve pinterest'te görüp denediğim "temiz parmak boyası etkinliği"









*Düğme ilikleme çalışmaları için: Pinterest'te gördüğüm ve keçeden yaptığım bu malzeme ile hem renk hem ilikleme çalışıyoruz..

*Günlük yaşam becerilerine tam gaz devam: Balkon yıkamalar, yer silmeler, çamaşır yıkamalar =) Eğlenceli, öğretici, vakit geçirtici...



Bu ayın son sözü: "Evcilik" oyunlarına genel olarak daha çok kız çocuklar ilgi gösteriyor gibi gelse de erkek çocuklarını da sakinleştirdiğini eğer çocuğun da ilgisi varsa çok onlar için faydalı olduğunu düşünüyorum. Özellikle tam da manasıyla kastedilen oyuncak bebek ile oynanan evcilik oyunları da farklı temalarda çocuğa duygu gelişimi açısından çok katkı sağlayabilir. Bu bağlamda, alternatif anne de yayınlanan bu sloganı çok beğendim ve bunu da paylaşmadan edemeyeceğim =) Sevgiler...



18 Temmuz 2014 Cuma

21. Ayda Neler Yaptık?

21. ayda biz de en yeni gelişmeler; tuvalet alışkanlığı kazanmaya çok yaklaşmamız (yaptıktan sonra söyleme), 2-3 kelimeli cümleler kurma, kendi yumurtasını tamamen soyup yiyebilme, bebeklere çorap giydirerek kendi kendine giyinme alışkanlığı için hazırlık yapma, renkleri daha iyi ayırt edebilme, 2'ye kadar sayabilme vb. oldu. Bu ay, biraz memleket biraz yaz rehaveti ile çok özel etkinlikler hazırlayamadım. Ama neler yaptık yine görselli olarak şöyle bir paylaşayım:


*Su oynama/kaplardan kaplara su aktarma farklı şekillerde devam: Günde en az 1 saat vakit geçirdik. Zaman zaman ılık su kullandık. Ponponlarla sulandık, kepçe ile dar kaplara su doldurduk, yıkandık =) Çiçekleri sulamaya çalıştık ama henüz Asya'nın elini ayarı yok =)



Balkonda ay kumu eğlencelerinden =)

* Ay kumu: Yine yeniden, balkonlarda daha kolay temizlenebilir haliyle =) 

*Su balonları/su bombaları: Son bir haftadır en büyük eğlencemiz bu balonlar. Çok farklı şekillerde oynayabiliyoruz, renk tekrarı yapıyoruz, patlayınca tabi daha büyük eğlence yaşıyoruz. 


Su balonları patlamadan önce =)
* Suda pipetle ponponlara üfürmece: Üfürmenin dil gelişimine çok katkı sağladığını söyleyen bir annenin blogunda görmüştüm bu etkinliği. Üfürerek ponponları iteleyerek çok eğlendik.
Suyu içme olasılığı nedeniyle içme suyu kullandık =)




* Renk sınıflandırma: Mıknatıslı harfleri ve sayıları renklere göre sınıflandırma etkinliği








*Pamukla gökyüzü metaforu: Asya bu ay 2 kez uçağa bindiği için biz de pamukla gökyüzü, bulutlar, güneş, uçağa binen kız konulu basit bir çalışma yaptık. Asya pamukları çok sevdi, ve sonra pamuğa nesne saklamaca ile devam ettik etkinliğe. Epeyce oyalandık.

*Etkinlik kitabımızda ÇıtÇıtlara merak sardık: 
Artık çıtçıtlayabiliyoruz.

Etkinlik kitabımızın kapağı, yine paylaşımcı annelerden
öğrendiklerimizle oluşturduğum kitabımız... İçeriğini bir başka
yazıda paylaşacağımdır =)
Ağaçtaki meyveler çıtçıtlıdır ve
toplanıp yandaki sepete atılır.




Bunlar dışında yine hamur, sulu boya, kitap okuma ve dans en sık tekrarladığımız etkinlikler olmaya devam ediyor. Gelecek yıllık izinde olan bir anne olarak daha yaratıcı etkinliklerle karşınızda olmayı umuyorum =)


10 Temmuz 2014 Perşembe

1-4 Yaş Arasında Öfke Nöbetleri, Ağlamalar zırlamalar...Peki neler yapabiliriz?

Sosyal medyada karşılaştığım bir karikatür, bağırdığımızda
küçüklerin gözünde ne hale geldiğimizin güzel bir tasviri...
Dünyaya getirdiğimiz yavrumuz bizim için ne kadar önemli, özel ve dünyanın en güzel şeyi olsa da, öfke nöbetleri, ağlama krizleri, bir türlü uyunamayan uykular, yenemeyen yemekler, kavgalı banyolar vs. sabrımızı zorlayan ve bizi çıkmaza sürükleyen anlardır. Ne yazık ki, bu anlarda BAĞARMAK veya BAĞARARAK KONUŞMAK en yapmamız gerekenken, kimi zaman kendimizi tutamayız... Bunun en büyük sebebleri: 1) Çocuğumuzu yatıştırmak için ufak ipuçlarından bihaber olmak, 2) Bize de küçükken böyle durumlarda bağırıldığı için, hiç istemesek de bu davranış kodunun ortaya çıkıvermesi.. 3) Zor günler geçiriyorsak, veya çok yorgunsak en azından o anlık bağırmayı kendimizde hak görüvermemiz.. 4) Çocuğumuzun çok zor bir çocuk olduğunu sürekli tekrarlayıp başta kendimiz ve çocuğumuz olmak üzere herkesi buna inandırmamız..
olabilir.. (Not: Eğer çocuğunuza zaman zaman bağırıyorsanız, bunları kendinizi kötü hissedin diye yazmıyorum, bilelim farkında olalım ve durumu değiştirmek için bir şeyler yapalım diye yazıyorum)

"Hiç bir çocuk anne babasını deli etmek için doğmaz" diyordu okuduğum bir kitapta yazar... Ve gelişim psikoloji derslerinden hatırladığım 0-2 yaş arası çocuklar henüz manipüle etmeyi bilmezler.. Yani yalandan ağlamayı veya kandırıktan şımarmayı 2 yaştan sonra öğrenirler. Bu da demek olur ki, özellikle 0-2 yaş arasında genelde çocuğumuz ağlıyorsa bir derdi vardır ve bunu anlamamız ve gerekiyorsa halletmemiz gerekir. Peki neler yapabiliriz:

1) Anlamak: Çocuğumuzun neden çılgın gibi ağladığını anladıysak, sonsuz bir sabırla onu anladığımızı defalarca tekrarlamalıyız. Bebikler, bizi biraz anlamaya başladığında onların her an her şeyi anladığını zannederiz. Lakin, biraz sinirlendiğimizde bile biz yetişkinler dahi karşı tarafı duyamazken, daha zihni bir yetişkin kadar gelişmemiş küçüğümüzün söylenen her açıklamayı anlamasını beklememiz biraz saçma oluyor. Bu yüzden, örneğin istediği şey "Dışarı çıkmak" ise, dışarı çıkmak istediğini anladığımızı defalarca tekrarlayarak önce onu sakinleştirmeliyiz. Bu yöntemi daha iyi nasıl kullanabileceğimiz "Mahallenin En Mutlu Yumurcağı" kitabında öyle güzel anlatılmış ki ben çok faydalandım ve gördüğüm herkese tavsiye ediyorum. Kitabın yazarı, her detayı her türlü krizi düşünerek yazmış bu kitabı. Çocuğun gelişimsel dönemlerine farklı yaklaşımı ve pratik çözümleriyle muhteşem bir başucu kitabı diyebilirim.

2) Dikkatini dağıtmak: Kimi bebiklerin, benim kızım gibi, dikkatinin dağıtılması zordur. Bebikler kafayı bir şeye 'takıp' bizi bu konuda çok zorlayabilirler.. Bu noktada, birlikte sevdiğiniz bir şarkıyı söylemek, daha önce yaptığı ve hoşlandığı bir şeyi tekrar yapmanız uygun olabilir. Özellikle 0-2 yaş arasındaki bebekler için daha önceden bildiği bir şeyle dikkatini dağıtmak daha verimli olabilir. Ama bu durum çocuktan çocuğa değişebilir.

3) Düzgün davranışları daima takdir etmek: Özellikle küçük çocuklar "AFERİN" e bayılır. Bu yüzden her düzgün davranışın her keresinde takdir edilmesi onların düzgün davranış profili oluşturması için en iyi yöntemlerden. Biz bıkabiliriz belki ama onlar AFERİN e her seferinde sevinir, olmadığı her anı takip edebilirler. Düzgün davranışları olumlamak için ayırdığımız zaman, kesinlikle kötü davranışları düzeltmek için harcayacağımız zamandan daha kısadır. Bu aslında geleceğe yatırımdır diye düşünebiliriz.

Bunların dışında da birçok yöntemden bahsedilebilir, kendi çocuğunuzu gözlemleyerek en iyi yöntemleri bunlardan yola çıkıp ebeveyn olarak siz de bulabilirsiniz. 

Kuşkusuz, gerçekten zor çocuklar veya zor bebekler mevcut. Lakin bebeğimizin ağlak, zor ya da başedilmesi zor olması, hiç bir şekilde henüz dünyayı bizim kadar anlamayan bir varlığa kötü davranmamızı gerektirmez. Bunu kendimize defalarca tekrar etmeli, ve mutlaka sabırlı ve aşırı sabırlı her davranışımızdan sonra ebeveyn olarak öncelikle kendimizi tebrik etmeliyiz... Çünkü 1-4 yaş arasında ne tam bir bebek ne tam bir çocuk olan sinirli civcivimiz hayatı keşfederken karşılaştığı engellere karşı çok hırçın olabilir. Sabırla yardım etmeye çalışmak en büyük görevimiz... Ama bu zorlu görevin üstesinden gelirsek takdir de hakkımız.

Ebeveyn olarak sahip olmamız gereken en önemli özellik SABIRDIR. Sabırlı davrandığınızda mutlaka kendinizi YÜKSEK SESLE tebrik edin, çünkü kendinizden başka kimse bunu yapmayabilir. 

Ancak, sabırsız ve fevri davranışlarınız hiç tanımadığınız insanlar tarafından bile acımasızca eleştirilir. Ya da çocuğunuzun yaramazlığından huysuzluğundan dem vurulur. Böyle durumlarda da kendinizi veya sizi eleştiren kişiyi değil çocuğunuzu umursayın. Sarılın, öpün, hangi davranıştan dolayı bağırdığınızı veya sinirlendiğinizi tekrarlayın, bir daha olmamasına çalışacağınıza dair söz verin. Sakin bir zamanda da çocuğunuzdan nasıl davranışlar beklediğinizi sık sık tekrarlayın. Ve SABIRLI olun ;) En hareketli ve en huzursuz bebekler/çocuklar bile sakinlik, huzur, sabır ve düzen içerisinde en azından kendilerince uyumlu davranmaya başlayabilirler.